25 Mayıs 2013 Cumartesi

Norvec,de yasadigim anılarım ve izlenimlerim,1



Norvecde Somalili taksıcı arkadaşım




                                       Norvec,in kuzey bölgesinde olan tromse sehrine yakın bir yerde kuzey ışıklarını kışın aralık ayında gözlemleniyor. onun için dünyanın pek çok yerinden meraklı turistler bu Allahın dogaya yansıtıgı harika bir fenomeni görmek için tromsöye gidiyorlar.

           
NORVECDE GEÇEN ANILARIM VE İZLENİMLERİM         

Selamlar sevgiler sevgili blog okuyuculari, blogumun adindanda anlasilacagi gibi anilarimi ve izlenimlerimi sizlerle paylasmaya calisacagim,ben bu blogumdaki ilk yazi kirgizistanadaki anilarim ve izlenimlerim sayfasini hazirlamisdim,ve yazmaya devam edecem ama,bu sayfanin konusu Norvecdeki anilarim ve hatiralarim olacak,Norvecde yaklasik 11 yil kaldim,10 yili insaat sektorunde insaat ustaligi son bir yilida taksicilik yaptim, bu zaman zarfinda yasadigim anilari ve izlenimleri bu blogumda anlatmaya calisacagim,simdilik bu yazi sadece bir giris yazisi devami gelecek.evet once norvece gitmeden 1,yil once yani 1998 yilinda almanyaya gitmisdim,bir turk insaat firmasi araciligiyla calismak icin almanyaya gittik, almanyada 5 ay calisdim calismis oldugumuz sehrin adida bronshweig sehri idi hanafore 50 km uzaklikda, calisdigimiz firma besinci ayin sonunda bize is veremeyecegini soyledi,tahminen 8-9 arkadasdik tabi almanyada isimiz bitmisti almanyadaki turk kavelerine cikiyorduk bir is arayisina baslamisdik.devamı için aşagıya tıkla


derken almanyada yayinlayan bir turk gazetesinde hollandada insaat ustalari arandigina dair ilan okudum,ve hemen telefona sarildim ve o isi sordum,insaat ustalarina ihtiyaciniz varmis dogrumu diye sordum,telefona bakan adam evet bircok insaat ustasina ihtiyacimiz var dedi,ve cok sevinmisdik,  o gunlerde almanyada turklerin olusturdugu bir camide kaliyorduk,sonra hollandadan cesitli sebze ve meyveleri almanyaya getirib satan bir turke rasladik,biz hollandaya gitmek istiyoruz bizi hollandaya gotururmusun dedik,oda neden olmasin goturuum tabi dedi,ve biz hollandaya dort arkadas gittik.1998 yilinin yaz aylarindan agostos ayinin ortalariydi, hollandaya vardik,ve bizim calisacagimiz firmanin sahiblerinden birisi bizi denhag sehrinin disinda bir makdonald restorantinda karsiladi,ve hemen bize bir ev buldu,dort arkadsdik eve yerlesdik.hollanda bana cok acaib bir yer olarak geldi,yerlesdigimiz sehirde tarihi evler eski azametli dom kiliseleri ve cok sik rastlanan kanallariyla meshur olan bir sehir ve almanyaya nazaran daha cok yabanci olan bir ulke gorunumundeydi,ve esmer tenli insanlarin sikca raslandigi bir sehirdi hollandanin denhag sehri adeta bu sehirin yarisi afrikadan gelmis gibi bir izlenim vermisti bana,hollanda devleti eski somurgeci ulkelerden oldugu icin latin amerikanin surunam ulkesinden esmer tenli insanlar coktu.surunam ulkesi eski bir somurge ulkesiymis megersem.sonradan ogrenmis olduk,derken biz insaat islerine basladik ve uc dort ay calsdik kis bastirmisti insaat isleri durmustu,yilbasina yakin bir zamandi kendi kendimi yanliz hissetim ve turkiyeye donmeye karar verdim,ve 98 yilinin aralik ayinda tekrar turkiyeye dondum.tekrar merhaba arkadşlar bır sure norvecdekı anılarımı yazısına yogun mesgulıyetlerden dolay aravermek zorunda kaldım özürdılerim,ve kaldıgım yerden devam edıyorum,yurda dondukden sonra meslegımız geregı tekrar ınsaat ıslerıne devam edıyordum o zamanlar ıs bulma sorunu yasıyordum.yasadıgım sehır kuccuk bır kasabaydı bana dar gelıyordu avrupa ulkelerınde on aylık gurbet bana tatlı gelmısdı.cıddı hatırı sayılır paralarda kazanmısdım,dusundum ve tekrar avrupa ulkelerınden bırısıne kapagı atmaya karar vermısdım,bırısınden benımde azcok tanıdıgım bırısının avrupa ulkelerıne bellı bır ucret karsılıgında vıze aldıgını duydum ve okışıyle bır şekılde ırtıbata gecdım,bana avrupa ulkelerınden bırısıne vıze alabılırmısın dedım oda tabıkı alırım yeterkı sen paradan haber ver dedı,o adam bana dedıkı pasportunu bana ver tabı verdım bır sure sonra bana ıkı ukeye bırden vıze almıstı,danımarka ve norvece bırer hafta vıze almıstı,ben enson yurda hollandadan donmusdum hollandadan cıkıs yaparkende hava alanında polısler pasıma deport damgasını basmıslardı.yanı 5 yıl shengen ulkelerıne gıremez muhuru vurlmustu ama ben genede kacak yollardan tekrar hollandaya gıtmek ıstıyordum. hernekadar danımarkaya vıze almıs olsam bıle ordan bır yolunu bulur hollandaya gecmeyı tasarlıyordum neyse gun geldı 6 temmuz 1999 tarıhınde ankara esenbogadan ucaga bındım. ucagımız ılk once ısvıcre,nın baskentı zurıhe ındık orda 5 saat beledıkden sonra baska bır ucak ıle danımarkanın baskentı kopenhahagene vardım.vıze kontrolunden gecıyordum danımarka polısı bır seyler sordu tabı dıl bılmıyoruz bıldıgım bır kac kelıme almanca hollandaca kelımelerden ıbaret neyse polıs yardımcı oldu formu doldurulacakmıs onuda polıs yardımı ıle doldurdum ve hava alanında sehır merkezıne otobus aramaya basladım.derken bır taksıcıye rasladım talıhımden oda turk taksıcıydı,tabı cok sevınmısdım,taksıcıye dedım benı hemen bu adrese gotur,gıdecegım adresde gecmısde turkıyede x cematınde sıyası falıyetlerde bulundugum arkadasım osmanın danımarka bana yardımcı olacak x cematından bazı kısıler var demıstı bende o bazı arkasların adresı olan camıde musafır olmusdum o zamanlar temmuz ayı oldugu ıcın hemen hemen gurbetcılerın cogu turkıyeye ızıne gıtmıslerdı,ınsanlar benımle fazla ılgılenmıyordu bırcogu kusku ve suphe ıle yaklasıyordu bana,ben onlara bu ülkede  kalabılırmıyım danımarka nasıl bır yer dıye sordugumda aman aman burda hıc kalmaya calısma, burda senı polıs barındırmaz dıyorlardı,tabı bende burda kalıcı olmadıgımı hollandaya gıtmek ıstedıgımı soyluyordum,cevremdekı ınsanlara.devam edecek. sızlere norvecde yasadıgım gunlerden kalma kendı kendıme yaptıgım bır reportajı cekmıs oldugum bır vıdyoyu paylasıyorum,bu lınke> tıklayarak.evet yazmaya devam edıyorum,ve tekrar o gunlerle ilgili anılarımı dusunmeye baslıyorum,aynen filim seridi gibi, hey gidi günler hey zaman nehirdeki sular gibi akıb gidiyor,arkadsalar yaklasık 3 gun falan kopenhagende turk derneklerınden bırısınde  kaldım,gurbet gercekden soguk yanlarıda cok olan bır olgu,3 gunun sonunda bır turkiyeli bir taksci ile tanısdım bana dediki norvec göcmenler icin cok iyi bir yer oraya neden gitmiyorsun dedi bende eger öyleyse tabiki gitmeyi denerim dedim,aynı gün kopenhagen oslo biletini aldım aksamdan trene binddim yolculuk basladı,yaklasık 9-10 saatlık bir yolculuk sonunda osloya varmısdık,oturdugum koltugun karsısında oturan norveclı bir bayanda biraz turkce bildigi icinde isvec sınırındaki polisede norvece tıcaret icin gittigimi anlatmak icin o norvecli bayan yardımcı olmustu,ve sabah saat 7 sularında oslaya geldim elimde pasaport polis gelibte benim pasaportuma bakacak diye bakıyorum kimsecikler gelmiyor,allah allah neden hicbir polis ortalıkta yoktu sonra meseleyi anladım iskandinavya ulkeleri arasında pasport kontrolü yokmuş.osloya geldigim o sabah erken heryer ısızdı herhalde sabah erken oldugu icin diye düsündüm,zaten ben danımarkadaykan orda birisinden osloda turk derneklerinden  bazıları ile tanismamı tavsiye etmisti,bende o turk dernegini nasıl bulabibilirim diye düsünüyordum,tabi ben ozaman ne norvecce nede ingilizce bilmiyordum,sokakda gördügüm insanların cogu norvecli kendi kendime dedimki yabancı birini bulub ona sormalıyım,cünkü yabancılar birbirlerini tanırlar,esmer tenli tahmin ettigim kadarıyla güney asya ülkelerinden olacak,sehrin işlek caddelerinden birisinden gezerken büfede calışan pakistanlı bir kisiye,bir kac kelime bozuk ingilizcem ile türk camisi nerde oldugunu sordum,tabi oda benim nedemek  istedigimi anladı burda beklememi söyledi ,birsüre sonra bir kişi geldi,pakistanlı bana bakarak anlamadıgım bir dille bir şeyler söyledi,bu kisi sana orayı gösterecek ben hemen anladım,ve o kişi benim gitmek istetigim yere ulastırdı,allaha sukurler olsun cok zorluklar cekmedim desem abartılı olmaz,şimdi anımsıyorumda bu yasadıgım o anlar gercekden  cok heyacan vericiydi,kendime olan özgüvenim daha bir artıyordu.norvecin baskentı osloda turk dernegındeki turkiyeli hemserilerle tanısdım. dernek baskanıyla görüsdum,norvece calısmaya geldigimi söyledim,oturum ve calışma musadesini almama yardımcı veya yol gosterirseniz cok sevinirim dedim,dernek başkanıda evet norvecde artık eskisi gibi oturum ve calışma musadesi almak kolay degil dedi,ama yinede sana elimizden gelen yardım ve destegi vermeye calısacagım dedi,bende sevindim tabi,ve gercekdende dernek baskanı bu arkadaşın bana bir cok konuda yani bilgi veya norvec yasalarıının yabancılar hakkındaki yasal mevzuatı konusunda bir cok bilgilerinden yaralandım.cevremdeki turkiyelilerdende bir cok kişidende fikir alışverişi yapıyordum,o zamnları şunu farkettim norvece calışma ve iş musadesini ancak iltica talebinde bulunursam alabilirmişim,tabi bende mecburi olarak iltica talebinde bulunmaya kara verdim,kacak calışmak ve yaşamak istemiyordum.dernek baskanı ankaralı degerli bir insan ankaralı mehmet kardesin bana bir cok konuda yol göstermesi tecrübelerini paylasması bana cok yaralı oldu. kendisine minettarımü,dernek baskanı degerli dosdumun bana dediki sızın burda avukatınızın masraflarını devlet öduyor dedi,ve bana bir avukat tutu,avukata gittik Norvece nasıl iltica edecegimizi kurgulamaya basladık,sımdık detaylara girmek istemiyorum ama bir seneryo uydurmamız gerekiyormus yoksa norvec oturum vermezmiş,tabi bende kendime göre bir seneryo kurguladım ve anlattım,tabi anlattıklarımız kara kabuklu deftere yazıldı,avukat bu seneryoda anlatınlanları bir dosya haline getirdi,ve bir sonraki gün oslonun en büyük emniyet amirliginin göcmenler bölümüne basvurmaya gidecektik,avukat ile yürüyerek gittik zaten yakındaydı bina, avukatım beni kapıda bırakarak polise basvurmamı isaret etti, ammada heyecanlıydım benden baskada göcmenler vardı kimisi ırakdan kimisi somaliden pakistandan. evet ücüncü dunya ülkelerinden gelmişti  cogu, musluman ulkelerden gelen bu göcmenlerle doluydu,göcmen basvuru merkezinde herkes sıraya gırıyor bekleyen bir polis herkesi ineden iblige arama yapıyordu,göcmen basvuru yapanları didik didik arıyordu,herhalde polis söyle düsünmüs olabilir bu göcmen basvurusunda bulunanlarda alyhlerınde bir delil bulurum diye cok titiz arıyordu,tabı sıra bana gelmisdi daha önce danimarkada tanısdıgım kisilerin telefon numaraları vardı uzerımde bana sıra gelmeden o kagıtları saklayayım dedım polıs farkettı,hemen yanıma gelerek o kagıtları aldı, aslında cokda önemli degildi biz ilticacılar bir otobuse binerek beskent oslonun dısında ısız bır yerde büyük ve genis 4-5 tane bınalar vardı gecıcı göcmen barınma yerleriydi bu bınalar,oraya geldık bircok ülkeden ınsanlar vardı hatırlıyorumda o zaman ıltıca basvurusunda bulunanların cogu kuzey ıraklı kurtler ve somalili insanlardan olusuyordu tek tük turkıyedende vardı birgun bana kamtaiken haber geldi entervyu yani mülkat yapacaklarmıs,benimlen kogusda yatıyordum birisi girdi kalmıs oldugum odaya odada ben ve pakıstanlı bir arkadas ayrı ranzalarda uyuyorduk,gelen kişi bırlesmıletler multeci kampında calısan bır adam portekizli ingilizce birseyler konustu sert tavırlarıyla cabuk kalk mulakata gidiyorsun demek istedigini anladım,adam bana karsı acayib sert davranıyordu o bayada zorumagitmişti o kisinin o hareketleri,ama elimiden bir sey gelmıyordu mecbur sabretmemiz gerektigini düsünüyordum, neyse tahminen 2-3 hafta oslo cıvarındaki ilticacı kamplarında kaldıkdan sonra bir cok kisiyi norvecin cesitli bölgelerine ve sehirlerine dagıtıklarını duymusdum,yani sevkiyat baslamıstı,bende sıramı beklıyordum acaba ben hangı bölgeye veya hangi sehre gidecektim,endiseli bir bekleyişle.ve nihayet kampa haber geldi,ben ve benimle beraber daha önce hiç görmedigim bir kişiyle gidecegimiz yere bizi göndercekler,  o kişide bosnalı benden biraz daha yaslı adı mirsat olan bir kişiydi,benim türküyeli olmam bosnalı mirsatla kaynaşmamız fazla zaman almadı,cünkü aynı müslüman toplumlarındandık cabuk ısındık birbirimize,o benden iyi ingilizce biliyordu bende tektuk ingilizcemle onunla konusmaya calısıyordum,neyse kamp yönetimi ben ve mirsat icin bir taksi tutmustu,cantalarımızı taksıye yukledik ve oslo havalanına dogru yola cıkmıstık,ucaga binib bizim tayinimizin cıktıgı kasbaya gidecektik,ve ucaga bindik yaklasık 50 dakikada varacagımız kasbaya en yakın hava alanına iniş yaptı...

4 yorum:

  1. yazınızı okurken sanki ben gezip görmüşüm gibi hissettim kendimi :)

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Evsiz yazar,yorumunuz beni cok memnun etti,amacım blog okuyucularımı okudukları yazılardan zevkle okumaları icin özenle yazmaya çalışıyorum.

    YanıtlaSil
  3. Keyifle okudum Mehmet Bey gerçekten.. (Buğrahan GÜNGÖR)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için tesekür edrim Buğra bey.

      Sil