seyahatlerim ve anilarim: Ben doğmadan kaderimi yazan tanrı ben öldükten sonra neden hesap soruyor?

30 Haziran 2019 Pazar

Ben doğmadan kaderimi yazan tanrı ben öldükten sonra neden hesap soruyor?

Soru: "Ben doğmadan kaderimi yazan tanrı; ben öldükten sonra neden hesap soruyor?"
🤔
Cevap:
Müslümanlar, Uhud savaşında ağır bir yenilgi aldıkları zaman, onlardan hiç kimse şunu söylemedi:
“Bu yenilgi, ezelde yazılmış değişmez bir kaderdir.”
Aksine yenilginin sebeplerini araştırdılar. “Onların (müşriklerin) başına (Bedir’de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde, “Bu, nereden başımıza geldi?” dediniz, öyle mi? De ki:“O (musibet), kendinizdendir.” Şüphesiz Allah her şeye bir ölçü koyar.” (Al-i İmran 3/165)
Allah’ın onlara cevabı; kendi görevlerini ihmal ettikleri ve kazanmanın şartlarını yerine getirmedikleri için yenilgi geldiği yönünde oldu.
Devamini oku

Bugün, Müslümanlardan kimse, zayıflığımız, ezilmişliğimiz ve kötü durumumuzun sebeplerini sorgulamıyor. Onlar, daima en iyisini yaptıklarını zannediyorlar.
Ancak ezelde yazılmış kaderlerini değiştiremeyeceklerini bahane ediyorlar.
Bugün, başımıza gelen musibetlerin tek sorumlusu Allah olarak görülüyor. Bizim hiçbir irademiz yok. Allah yapacaklarımızı seçme imkânı ve düşünebileceğimiz bir akıl vermedi.
Savaşta ağır bir yenilgi alınca, tek sebep Allah’ın iradesi!
Bir mühendis işini ihmal edip, vinç insanların başına düşüp onları öldürdüğünde tek sebep ezelde yazılmış olan Allah’ın iradesi!
İtişmenin, haccın gereklerinden birisi olmadığını anlamayan kişiye bir günah yok, bunun tek sebebi de Allah’ın kaderi!
Bu mantıkta, ceza ve ödülün ne anlamı kaldı? Cennet ve Cehennem’in ne anlamı kaldı? Bu mantığa göre hayat sadece bir tiyatrodan ibaret…
Allah senaryoyu ezelde yazmış.
Bizim yaptığımız tek şey, ne yazılmışsa ona göre rolümüzü oynamak.
Akıl ve mantık, böyle bir düşünceyi asla ve asla kabul edemez.
Bugün en büyük sorun,
Müslümanların çoğu düşünmüyorlar,
akıllarını kullanmıyorlar,
yaptıkları işlerin mantığını anlamıyorlar.
Daha doğrusu bugün Müslümanlar düşünmekten korkuyorlar.
Allah fesadı sevmez. Ancak insanlar bugün dünyayı fesatla doldurdular. Yüce Allah’ın buyurduğu gibi:
“İnsanların kendi işledikleri sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını onlara tattıracaktır.” 30/41
Bugün yeryüzünde gördüğümüz bu fesat, insanların Allah’ın kanunlarından uzaklaşmasının bir sonucundan başka bir şey değil. Allah kullarına haksızlık etmez ve onlar için kötülük istemez.
“Size ne musibet isabet ederse, bu ancak ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir. Allah çoğunu da affeder.” (Şura 42/30)
Allah, insanı imtihan için yaratmış ve onu sorumlu kılabilmek için duyduğunu ve gördüğünü yorumlama yeteneği ve gönüller vermiştir. Ve insanın önüne tüm ihtimalleri serdi, ya şükreder ya nankörlük eder.
İnsan bu ihtimallerden bir tanesini seçtiği zaman, Allah bunu hemen yazıya geçer. Kıyamet günü, hesap verme, bu kayıtlara göre olacaktır.
“İşte bu size (amelleriniz hususunda) hakikatleri söyleyen kitabımızdır. Biz yaptıklarınızı kayda geçiyorduk.”(Casiye 45/29
Vinçle görevli mühendisin önünde iki seçenek vardır. Ya işini düzgün bir şekilde yapar, ya da işini ihmal eder. Vincin insanların başına düşmesi, bu işte bir ihmal olduğunu gösteriyor. Bu mühendis, Allah’ın huzurunda bunun hesabını verecek.
Bugün Müslümanlar hallerini düzetmedikçe ve hatalarını Allah’ın kaderine bağlamaya devam ettikçe, daha da kötü duruma düşecekler.bu yazi degerli islam dusunuru Hisam Alebed tarafindan facebook da paylasimindan alintidir,kendisinin egerli goruslerini sizlerle paylasmak isdedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Siber Tehditlerde Bugün: Fidye Yazılımlar

Fidye yazılımlarının arkasındaki konsept aslında çok basit. Siber saldırganlar kurbanın bilgisayarındaki verileri şifreliyor ve kitli...