3 Ocak 2016 Pazar

Ortadogu kirizine farklı bir bakış acısıyla bakmak

Merhaba degerli arkadaşlari,malumunuz miladi takvime göre 2016 yılına girmiş bulunuyoruz,hayatımızdan 1 yıl daha eksilmiş oldu.genel olarak geçen yılı kısaca şöyle bir anımsayacak olursak,dunyanın çeşitli bölgelerinde dogal afetler bizimde içinde bulundugumuz özellikle ortadogu bölgesi Suriye Irak Yemen ülkelerinde savaşlarla gecti.hala savaşlar artarak devam ediyor maalesef.benim gözlemlerime göre suriyede savaşın tarafları ve hedefleri hakkında yorumlarda bulunmak istiyorum.Önce suriye yönetimine ele alırsak Suriye yönetimi baas arab ırkıcılıgını esas alan ama suriye halkının azınlıkda olan nusayri alevi kesımınden olan baba hafız esat şimdiki ogul diktatör beşar esat 40 yıldır ülkeyi baskı ve zorbalıkla yönetiyordular.bu baskıcı otoriter Rejime halkdan bu diktatörlere karşı en ufak bir eleştiri o kişinin ya zindanda cürümesine yada ortadan kaldırılmasına yol açıyordu.öylesine zorbalıkla sindirilmiş
bir durumdaydı suriye halkı.malmunuz 2011 aralık da Tunusda başlayan baskıcı despot rejimlere karşı ayklanmalar nihayetinde 2011 martında suriyedede kendini gösterdi.zalimlikde babasını aratmayana beşar esat mazlum suriye halkının demokrasi taleblerine silahla bastırmaya kalkışti ve halkın meşru silahsiz makul istekleri zorbaca halka silahla karşılık verildi.bu durumu gören halk bu zalim katliamcı diktatöre karşı silahlı direnişe gecti bu rejime karşı bir çok farklı direniş gurubları oluştu.herkesin bildigi gibi Türkiye ile Esad rejiminin arası çok iyidi vizeler kalkmıştı 2011 öncesi.ilk halk ayaklanmalarda Türkiye Esada çagrıda bulunarak haklın makul demokrasi taleblerine sert silahla karşılık vermemsi için bir çok diblomatik girişimlerde bulunduysada maalesef esad rejimi Türkiyeyi dinlemedi kıyım ve katliamlarına devam etti.Türkiyedeki yönetim ta başından beri arab diktatörlerine karşı hep mazlum müslüman halkın yanında olmuştur.Daha sonra Irak,dan işit örgütü ortaya çıktı bu örgütde sadam artıklarından ve aşırı sapkın elkaideden ayrılan islamın aşırı sapıkın şekilde yorumlayan bir gözü dönmüş bir terör örgütü olarak sahnede yerini aldı.buna karşılık zalim diktaörün yanında yer alan güçleride görmemiz lazım kim bunlar başta İran ve hizbullah neden? çünki iranın derdi islam birliginden çok mezhebci şii birligi ortdoguda büyük bir fars imparotorlugu kurma peşinde koşmaktadır onun için İran Ameikayla anlaşarak ıraktaki şiileri yönlendirerk sunnileri yönetimden ve hertürlü alandan dışlamasına sebeb olmasıyla bir nevi sunni kesimi aşırı sapkın İşitin kucagına itmiş oldu.suriyede bugun en belirgin üc cephe var birinci cebhe suriye zalim rajimene karşı savaşan sunni islami cephe bu cepheyi Turkiye ve katar desdekliyor ikinci cebhe katliamci suriye rejiminide desdekleyenler adı islam cumhuriyeti olan İran şia cumhuriyeti ve adı hizbullah olan ama şimdi adı hizbulzulüm bu zamane yezdi olan esadı desdekliyorlar tabi aralarına amerikayla anlaişarak Rusyada yanlarına aldılar.ücüncü cephede İşit bazen suriye rejimiylede beraber olub rejime karşı savaşan muhaliflere karşıda savaşıyor cıkardıgı petrolü suriye rejiminde satabilen bir terör üreten bir hareket daha dogrusu şuan suriye denklemi kimin eli kimin cebinde oldugu belli olmayan bir kaos gibi görünmekted

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder