27 Ocak 2016 Çarşamba

Bindokuzyüz yetmişli ve seksenli yıllardaki anılarım ve hatıralarım

Merhaba degerli arkadaşlar,bu yazımda paylaşmak isdedigim konu Din  hakkında bildiklerimi sizlerle paylaşmaya çalışacagım .Önce benim çocuklugumda  aileden bizlere  anlatılan dinden bahsedecegim zaten Babam,da sübyan mektebi hocasıydı,benim çocukluk dönemlerimde genelde bu mektebler kışın daha çok talebe gelirdi her gelen talebe gelirken bir iki odun yanında alır öyle gelirdik,ayrıca hocada coculara herkesin bir veya iki odunla gelmerini söyerdi.önce köy sonra mahlle sübyan mekteplerinde  arabca alfabe elif cüzü ve kuranın arabca okunuşunu çocuklara ögretilirdi.Bunun yanında talim terbiye dersi denen derslerde ögretilirdi.Bu dersler genel olarak şöyleydi namaz surelerinin yusek sesle 10-20 talebe eşliginde tekrarlanırdı 32 farzı yuksek sesle  ezberletilirdi.Çocuklugumda şimdi anımsıyorumda hoca bizleri ayaga kaldırır 32 farzı say bakim derdi,bizde biraz heyecanla kalkar ezberimizi tekrarlardık Rabbim Allah Nebim Muhammet dinim İslam kitabim kuran sayardık. talabeler arasında biraz kabiliyetli olanlar ezberi kuvetli olanlar hafızlıga teşvik edilirdi.yani aslında bu bizlere ögretilen din Osmanlıdan miras kalan bir klasik egitim ögretim terbiye sistemi denilebilir.yani demem oki bu tür dini ögretim tamamen ezberci bir metodla ögretilmeye çalışılırdı .bu bize anlatılan dinde hz muhammedin kişiligi hayatı dünyaya bakışı hiç duymazdik şu tarihde dogdu şu tarihde peygamber oldu bu tarihde öldü gibi kısa bilgiler ögretilirdi.yani
din sadece öte dünyaya hitab eden namaz kılmak dualar edmek ahlaklı olmakla sınırlıydı.daha sonra  bu din algısı Osmanlı mirascisi bir toblum oldugumuz için ata babalarımızın bize ögrettigi Osmanlının dine hizmet ettigi dini bayraktarlıgını yaptıgı anlatılırdı. tabi bunlar yanlışda degildi.dolayısıyla Osmanlıyla karışık bir tarihsel din anlayışına sahib olmuşdum bu dedigim zamnlar 70 li yıllarda olmuştu.Daha sonra 80 yılların sonu 90 yılların başlarında karşılaşdıgım benim emsalim olan tanişdigim ögretmen arkadaşlarla cidid arkadaşlıklar kurduk. bu arkadaşlarım o zamanları ilahiyat fakultesini bitirmiş, ayriyeten kendilerinide iyi yetişdirmiş kişilerdi ,bu samimi dostlugumuz daha sonra bu dostlarımın bana din konusunda anlattıkları şeyleri ilk defa duyoyordum.bana çok ilginç gelmişti.tarih konusunda cok farklı şeyler anlatıyorlardı bu dostlarımın bana anlattıkları Din ve Tarih bana çok farklı gelmişti,yani çocuklugumdan beri bana anlatılan dinle tarihle dostlarımın bana anlattıkları bir çok farklılıklar arzediyordu.yazımın devamı gelecek hafta devam edecek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder